Ekonomi

İspanya neden göçmenlik kurallarını serbestleştiriyor?

Investing.com — İspanya, Avrupa’nın büyük bir kısmının aksine göçmenlik kurallarını gevşeterek farklı bir yol izliyor.

Capital Economics’in yakın tarihli bir notuna göre, İspanya hükümeti geçtiğimiz yıl boyunca yasal göç kanallarını genişletmek ve belgesiz göçmenlerin oturma izni almalarını kolaylaştırmak için bilinçli adımlar attı.

İspanya, Mayıs ayında belgesiz göçmenlerin oturma izni almaya hak kazanmadan önce ülkede yaşamaları gereken süreyi kısalttı. Ayrıca yasal göçmenlik prosedürlerini basitleştirdi.

Hükümet, düzenli statüye geçirilen göçmen sayısının 2024’te yaklaşık 200.000’den önümüzdeki üç yıl içinde yıllık 300.000’e çıkmasını bekliyor. Bu rakam nüfusun %0,6’sına denk geliyor.

Aile birleşimi de göçmenlerin akrabalarını yanlarına getirmesiyle önemli ölçüde artış gösterecek.

Bu serbestleşme, diğer Avrupa ülkeleri daha kısıtlayıcı bir yaklaşım benimserken gerçekleşiyor. Örneğin Birleşik Krallık, net göçü 2022’de nüfusun %1,3’ünden 2024’te %0,6’sına düşürdü. Almanya ve İtalya ise daha sıkı denetim ve sınır dışı etme politikalarına odaklandı.

Rapora göre İspanya’nın bu farklı yaklaşımı, ekonomik, sosyal ve jeopolitik faktörlerin bir kombinasyonundan kaynaklanıyor.

Ekonomik açıdan, İspanya’nın güçlü işgücü piyasası önemli bir itici güç. Göç genellikle işsizlik düştüğünde artış gösteriyor. İç talebin güçlü kalması bekleniyor. Bu da önümüzdeki yıllarda işsizliği daha da düşürecek.

Yaşlanan yerli nüfusla birlikte, göç işgücü büyümesini destekliyor. Capital Economics, işgücünün yıllık olarak yaklaşık %1,5 artacağını öngörüyor.

Bu göç akışı, GSYİH büyümesini destekliyor. Büyümenin 2026’da ortalama %2,5 ve 2027’de %2 olması bekleniyor. Bu rakamlar, euro bölgesi ortalaması olan %1’in oldukça üzerinde.

İspanya’nın Latin Amerika ile dilsel ve kültürel bağları, onu bu bölgeden gelen göçmenler için doğal bir varış noktası haline getirdi. 2023’teki yeni gelenlerin üçte ikisinden fazlası Latin Amerika’dan geldi. Afrika’dan gelenler ise yaklaşık %15 oranındaydı.

Aracı kurum, ABD’nin göçmenlik kurallarını sıkılaştırmasının Latin Amerika’dan gelen göç akışlarını İspanya’ya yönlendirebileceğini ekliyor.

Potansiyel zorluklar da mevcut. Kalıcı konut sıkıntısı ve artan maliyetler bazı göçmenleri caydırabilir. Ancak rapor, 2000’li yıllarda benzer koşulların göçü önemli ölçüde engellemediğini belirtiyor.

Politik risk bir başka faktör. Daha sıkı göçmenlik kurallarını savunan sağ kanat VOX partisi, muhafazakâr Halk Partisi ile gelecekteki bir koalisyon hükümetine katılırsa etki kazanabilir.

Bununla birlikte, olası kısıtlamaların Latin Amerika’dan gelen göç akışından ziyade Kuzey Afrika göçünü hedef alması muhtemel.

Göçteki artış ekonomik büyümeyi desteklese de, üretkenliği iyileştirmedi. İspanya’daki yabancı doğumlu işçilerin büyük bir kısmı düşük eğitim seviyesine sahip. Bu kişiler genellikle yarı zamanlı veya düşük vasıflı işlerde yoğunlaşıyor. Bu durum işçi başına çıktıdaki artışları sınırlıyor.

İkinci nesil göçmenler arasındaki eğitim sonuçları, yerli ebeveynlerin çocuklarına göre daha zayıf. Bu durum gelecekteki üretkenlik eğilimleri için endişe yaratıyor.

Bu dezavantajlara rağmen, İspanya hükümeti liberal yaklaşımına bağlı görünüyor.

İşgücü talebi, demografik baskılar ve göçmen gönderen ülkelerle yakın kültürel bağların kombinasyonu, göçün öngörülebilir gelecekte İspanya’nın ekonomik ve sosyal politikasının merkezinde kalacağını gösteriyor.

Bu makale yapay zekanın desteğiyle oluşturulmuş, çevrilmiş ve bir editör tarafından incelenmiştir. Daha fazla bilgi için Şart ve Koşullar bölümümüze bakın.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu